Kovulmuş şeytandan Allah’a sığınırım
Rahman ve Rahim olan Allah'ın adıyla
Ve
hatırlayın, demiştik ki: "Şu şehre girin ve orada istediğiniz
yerde bol bol yiyin, yalnızca secde ederek kapısından girerken 'dileğimiz bağışlanmadır' deyin; (Biz de) hatalarınızı bağışlayalım; iyilik yapanların (ecirlerini) arttıracağız." (Bakara Suresi, 58)
Hani İsrailoğullarından,
"Allah'tan başkasına kulluk
etmeyin, anneye-babaya,
yakınlara, yetimlere ve yoksullara iyilikle davranın, insanlara güzel söz
söyleyin, namazı dosdoğru
kılın ve zekatı verin" diye misak almıştık. Sonra siz, pek azınız hariç, döndünüz ve (hala) yüz
çeviriyorsunuz. (Bakara Suresi, 83)
Hayır, kim (güzel davranış ve) iyilikte
bulunarak kendisini Allah'a teslim ederse, artık onun Rabbi Katında ecri vardır.
Onlar için korku yoktur ve onlar mahzun olmayacaklardır. (Bakara Suresi, 112)
Yüzlerinizi
doğuya ve batıya çevirmeniz iyilik değildir. Ama iyilik,
Allah'a, ahiret gününe, meleklere, Kitaba ve peygamberlere iman eden; mala olan
sevgisine rağmen,
onu yakınlara, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışa,
isteyip-dilenene ve kölelere (özgürlükleri için) veren; namazı dosdoğru kılan,
zekatı veren ve ahidleştiklerinde
ahidlerine vefa gösterenler ile zorda, hastalıkta ve savaşın kızıştığı zamanlarda
sabredenler(in tutum ve davranışlarıdır). İşte bunlar, doğru olanlardır
ve müttaki olanlar da bunlardır. (Bakara Suresi, 177)
Sana,
hilalleri (doğuş halindeki
ayları) sorarlar. De ki: "O, insanlar ve hacc için belirlenmiş vakitlerdir. İyilik
(birr), evlere arkalarından gelmeniz değildir, ama iyilik sakınan(ın tutumudur). Evlere
kapılarından girin. Allah'tan sakının, umulur ki kurtuluşa
erersiniz. (Bakara Suresi, 189)
Allah
yolunda infak edin ve kendinizi kendi ellerinizle tehlikeye atmayın. İyilik edin. Şüphesiz
Allah, iyilik edenleri sever. (Bakara Suresi, 195)
Onlardan
öylesi de vardır ki: "Rabbimiz,
bize dünyada da iyilik ver, ahirette de iyilik (ver) ve bizi ateşin azabından koru" der. (Bakara Suresi, 201)
Bir
de yeminlerinizi bahane ederek; iyilik
yapmanız, sakınmanız ve insanların arasını düzeltmenize Allah'ı engel kılmayın.
Allah işitendir, bilendir. (Bakara Suresi, 224)
Kendilerine
el sürmediğiniz, mehirlerini tespit etmediğiniz kadınları boşamanızda
sizin için bir sakınca yoktur. Onları
yararlandırın, zengin olan kendi gücü, darda olan da kendi gücü oranında, maruf
(meşru ve
örfe uygun) bir şekilde
yararlandırsın. (Bu,) iyilik edenler üzerinde bir haktır. (Bakara
Suresi, 236)
Onlar, bollukta da, darlıkta da infak
edenler, öfkelerini yenenler ve insanlar(daki hakların)dan bağışlama ile
(vaz)geçenlerdir. Allah, iyilik yapanları sever. (Ali İmran Suresi, 134)
Böylece
Allah, dünya ve ahiret sevabının güzelliğini
onlara verdi. Allah iyilikte bulunanları
sever. (Ali İmran Suresi, 148)
Kendilerine
yara isabet ettikten sonra, Allah ve elçisinin çağrısına
icabet edenler, içlerinden iyilik
yapanlar ve sakınanlar için büyük bir ecir vardır. (Ali İmran Suresi, 172)
"Rabbimiz,
biz: "Rabbinize iman edin" diye imana çağrıda
bulunan bir çağırıcıyı işittik,
hemen iman ettik. Rabbimiz, bizim
günahlarımızı bağışla,
kötülüklerimizi ört ve bizi de iyilik yapanlarla birlikte öldür." (Ali
İmran Suresi, 193)
Ama
Rablerinden korkup-sakınanlar; onlar için Allah Katında -bir şölen olarak- altlarından ırmaklar akan -içinde ebedi
kalacakları- cennetler vardır. İyilik
yapanlar için, Allah'ın Katında olanlar daha hayırlıdır. (Ali İmran Suresi, 198)
Gerçek
şu ki, Allah zerre ağırlığı kadar haksızlık yapmaz. (Bu ağırlıkta)
Bir iyilik olursa, onu kat kat kılar ve
Kendi yanından pek büyük bir ecir verir. (Nisa Suresi, 40)
Sana iyilikten her ne gelirse
Allah'tandır, kötülükten de sana ne gelirse o da kendindendir.
Biz seni insanlara bir elçi olarak gönderdik; şahid
olarak Allah yeter. (Nisa Suresi, 79)
Onların
'gizlice söyleşmelerinin' çoğunda
hayır yok. Ancak bir sadaka vermeyi veya
iyilikte bulunmayı ya da insanların arasını düzeltmeyi emredenlerinki başka. Kim
Allah'ın rızasını isteyerek böyle yaparsa, artık ona büyük bir ecir vereceğiz.
(Nisa Suresi, 114)
İyilik yaparak
kendini Allah'a teslim eden ve hanif (tevhidi) olan İbrahim'in
dinine uyandan daha güzel din'li kimdir? Allah, İbrahim'i dost edinmiştir.
(Nisa Suresi, 125)
Eğer bir kadın, kocasının nüşuzundan
veya ondan yüz çevirip uzaklaşmasından
korkarsa, barış ile
aralarını bulup düzeltmekte ikisi için sakınca yoktur. Barış daha
hayırlıdır. Nefisler ise 'kıskançlığa ve
bencil tutkulara' hazır (elverişli) kılınmıştır. Eğer iyilik
yapar ve sakınırsanız, şüphesiz,
Allah, yaptıklarınızdan haberi olandır. (Nisa
Suresi, 128)
Ey
iman edenler, Allah'ın şiarlarına, haram olan ay'a,
kurbanlık hayvanlara, (onlardaki) gerdanlıklara ve Rablerinden bir fazl ve hoşnutluk isteyerek Beyt-i Haram'a gelenlere sakın
saygısızlık etmeyin. İhramdan çıktınız mı artık
avlanabilirsiniz. Sizi Mescid-i Haram'dan alıkoyduklarından dolayı bir topluluğa olan kininiz, sakın sizi haddi aşmaya
sürüklemesin. İyilik
ve takva konusunda yardımlaşın,
günah ve haddi aşmada
yardımlaşmayın ve
Allah'tan korkup-sakının. Gerçekten Allah (ceza ile) sonuçlandırması pek şiddetli olandır. (Maide Suresi, 2)
Sözleşmelerini bozmaları nedeniyle, onları lanetledik ve
kalplerini kaskatı kıldık. Onlar, kelimeleri konuldukları yerlerden
saptırırlar. (Sık sık) Kendilerine hatırlatılan şeyden
(yararlanıp) pay almayı unuttular. İçlerinden
birazı dışında,
onlardan sürekli ihanet görür durursun. Yine de onları affet, aldırış etme. Şüphesiz
Allah, iyilik yapanları sever. (Maide Suresi, 13)
Böylelikle
Allah, dediklerine karşılık olarak içinde ebedi
kalacakları, altından ırmaklar akan cennetler verdi. Bu, iyilik yapanların karşılığıdır.
(Maide Suresi, 85)
İman edenler
ve salih amellerde bulunanlar için korkup-sakındıkları, iman ettikleri ve salih
amellerde bulundukları, sonra korkup-sakındıkları ve iman ettikleri ve sonra
(yine) korkup-sakındıkları ve iyilikte bulundukları takdirde (yasaklanmadan
önce) dedikleri dolayısıyla bir sorumluluk yoktur. Allah, iyilik yapanları
sever. (Maide Suresi, 93)
Şayet Allah sana bir zarar dokunduracak olursa, O'ndan başka bunu giderecek yoktur. Sana bir iyilik dokunduracak olursa da O, herşeye güç
yetirendir. (En'am Suresi, 17)
Ve
ona İshak'ı ve Yakub'u armağan
ettik, hepsini hidayete eriştirdik;
bundan önce de Nuh'u ve onun soyundan Davud'u, Süleyman'ı, Eyyub'u, Yusuf'u,
Musa'yı ve Harun'u hidayete ulaştırdık. Biz, iyilik yapanları işte böyle
ödüllendiririz. (En'am Suresi, 84)
De
ki: "Gelin size Rabbinizin neleri haram kıldığını
okuyayım: O'na hiçbir şeyi ortak koşmayın,
anne-babaya iyilik edin, yoksulluk-endişesiyle çocuklarınızı öldürmeyin. -Sizin de, onların da rızıklarını Biz
vermekteyiz. Çirkin-kötülüklerin açığına ve gizli olanına yaklaşmayın.
Hakka dayalı olma dışında,
Allah'ın (öldürülmesini) haram kıldığı kimseyi öldürmeyin. İşte
bunlarla size tavsiye (emr) etti; umulur ki akıl erdirirsiniz."
(En'am Suresi, 151)
Sonra
Biz Musa'ya, iyilik yapanların üzerinde
(nimetimizi) tamamlamak, herşeyi
ayrı ayrı açıklamak ve bir hidayet ve rahmet olarak kitabı verdik.
Umulur ki Rablerine kavuşacaklarına
inanırlar. (En'am Suresi, 154)
Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun
on katı vardır, kim bir kötülükle gelirse, onun mislinden başkasıyla cezalandırılmaz ve onlar haksızlığa uğratılmazlar.
(En'am Suresi, 160)
Düzene
konulması (ıslah)ından sonra yeryüzünde bozgunculuk (fesad) çıkarmayın; O'na
korkarak ve umut taşıyarak dua edin. Doğrusu Allah'ın rahmeti iyilik yapanlara pek yakındır. (Araf
Suresi, 56)
Sonra kötülüğün yerini
iyilikle değiştirdik,
öyle ki onlar, çoğaldılar ve: "Atalarımıza da (bazen) şiddetli sıkıntılar (bazen de) refah ve genişlikler dokunmuştu"
dediler. Bunun üzerine, Biz de onları kendileri hiç şuurunda
değilken apansız kıskıvrak yakalayıverdik. (Araf
Suresi, 95)
Bize bu dünyada da, ahirette de
iyilik yaz, şüphesiz
ki biz Sana yöneldik. Dedi ki: "Azabımı dilediğime isabet ettiririm, rahmetim ise herşeyi kuşatmıştır; onu korkup-sakınanlara, zekatı verenlere ve Bizim
ayetlerimize iman edenlere yazacağım."
(Araf Suresi, 156)
Onlara:
"Bu şehirde oturun, ondan istediğiniz
yerden yiyin, 'dileğimiz
bağışlanmadır'
deyin ve kapısından secde ederek girin, (Biz de) hatalarınızı bağışlayalım. İyilik
yapanların (armağanlarını)
artıracağız"
denildiğinde, (Araf Suresi, 161)
Onları
yeryüzünde ayrı ayrı topluluklar olarak paramparça dağıttık.
Kimileri salih (davranışlarda) bulunuyor, kimileri de
bunların dışında olan aşağılıklardır. Onları
iyiliklerle ve kötülüklerle imtihan ettik, ki dönsünler. (Araf Suresi, 168)
Sana iyilik dokunursa, bu onları
fenalaştırır, bir
musibet isabet edince ise: "Biz önceden tedbirimizi almıştık" derler ve sevinç içinde dönüp giderler. (Tevbe
Suresi, 50)
Münafık erkekler ve münafık kadınlar,
bazısı bazısındandır; kötülüğü
emrederler, iyilikten alıkoyarlar, ellerini sımsıkı tutarlar.
Onlar Allah'ı unuttular; O da onları unuttu. Şüphesiz,
münafıklar fıska sapanlardır. (Tevbe Suresi, 67)
Allah'a ve elçisine karşı 'içten bağlı kalıp
hayra çağıranlar'
oldukları sürece, güçsüz-zayıflara, hastalara ve infak etmek için
bir şey bulamayanlara bir sorumluluk (günah) yoktur. İyilik
edenlerin aleyhinde de bir yol yoktur. Allah, bağışlayandır,
esirgeyendir. (Tevbe Suresi, 91)
Medine
halkına ve çevresindeki bedevilere, Allahın elçisinden geri kalmaları, kendi nefislerini onun
nefsine tercih etmeleri yakışmaz. Bu,
gerçekten onların Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk, 'dayanılmaz bir
açlık' (çekmeleri), kafirleri 'kin ve öfkeyle ayaklandıracak' bir yere ayak
basmaları ve düşmana karşı bir
başarı kazanmaları karşılığında, mutlaka onlara bununla salih bir amel yazılmış olması nedeniyledir. Şüphesiz
Allah, iyilik yapanların ecrini kaybetmez. (Tevbe Suresi,
120)
Gündüzün
iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde namazı kıl. Şüphesiz iyilikler, kötülükleri
giderir. Bu, öğüt alanlara bir öğüttür. (Hud Suresi,
114)
Ve sabret. Gerçekten Allah, iyilik
yapanların ecrini kaybetmez. (Hud Suresi, 115)
Erginlik
çağına erişince,
kendisine hüküm ve ilim verdik. İşte Biz,
iyilik yapanları böyle ödüllendiririz. (Yusuf
Suresi, 22)
Onunla
birlikte iki genç de zindana girmişti. Biri:
"Ben (rüyamda) kendimi şarap
sıkıyorken gördüm." dedi. Öbürü: "Ben de kendimi başımın üstünde ekmek taşıyorken
gördüm; kuş da ondan yemekteydi" dedi. "Bunun
yorumundan bize haber ver. Doğrusu biz seni, iyilik yapanlardan
görmekteyiz." (Yusuf Suresi, 36)
İşte böylece Biz yeryüzünde Yusuf'a güç ve imkan (iktidar)
verdik. Öyle ki, orada (Mısır'da) dilediği
yerde konakladı. Biz kime dilersek
rahmetimizi nasib ederiz ve iyilik yapanların ecrini kayba uğratmayız. (Yusuf
Suresi, 56)
"Sen
gerçekten Yusuf musun, sensin öyle mi?" dediler. "Ben Yusuf'um"
dedi. "Ve bu da kardeşimdir. Doğrusu Allah bize lütufta bulundu. Gerçek şu ki, kim sakınır ve sabrederse, şüphesiz Allah, iyilikte bulunanların
karşılığını
boşa çıkarmaz." (Yusuf
Suresi, 90)
Babasını
ve annesini tahta çıkarıp oturttu; onun için secdeye kapandılar. Dedi ki:
"Ey Babam, bu, daha önceki rüyamın yorumudur. Doğrusu Rabbim onu gerçek kıldı. Bana
iyilik etti, çünkü beni zindandan çıkardı. Şeytan benimle kardeşlerimin
arasını açtıktan sonra, (O,) çölden sizi getirdi. Şüphesiz
benim Rabbim, dilediğini pek ince düzenleyip tedbir
edendi. Gerçekten bilen, hüküm ve hikmet sahibi O'dur." (Yusuf Suresi,
100)
Onlar, iyilikten önce kötülüğü çabuklaştırmak istiyorlar;
oysa onlardan önce nice örnekler gelip-geçmiştir. Ve şüphesiz,
senin Rabbin, zulümlerine karşılık insanlar
için bağışlama
sahibidir ve şüphesiz senin Rabbin, cezası çok şiddetli olandır.
(Ra'd Suresi, 6)
Ve onlar-Rablerinin yüzünü (hoşnutluğunu)
isteyerek sabrederler, namazı dosdoğru
kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiklerimizden gizli ve açık infak ederler
ve kötülüğü iyilikle savarlar. İşte onlar, bu yurdun (dünyanın güzel) sonucu (ahiret
mutluluğu) onlar içindir. (Ra'd Suresi, 22)
Şüphesiz Allah korkup-sakınanlarla ve
iyilik edenlerle beraberdir. (Nahl Suresi, 128)
Eğer
iyilik ederseniz kendinize iyilik etmiş
olursunuz ve eğer kötülük
ederseniz o da (kendi) aleyhinizedir. Sonunda vaad geldiği
zaman, (yine öyle kullar göndeririz ki) yüzlerinizi 'kötü duruma soksunlar',
birincisinde ona girdikleri gibi mescid (Kudüs)e girsinler ve ele
geçirdiklerini 'darmadağın edip mahvetsinler.' (İsra Suresi, 7)
Rabbin,
O'ndan başkasına kulluk etmemenizi ve anne-babaya iyilikle-davranmayı emretti. Şayet onlardan biri veya ikisi senin
yanında yaşlılığa ulaşırsa, onlara: "Öf" bile
deme ve onları azarlama; onlara güzel söz söyle. (İsra Suresi, 23)
Ancak tevbe eden, iman eden ve salih
amellerde bulunup davranan başka; işte onların günahlarını Allah
iyiliklere çevirir. Allah, çok bağışlayandır, çok esirgeyendir. (Furkan Suresi, 70)
Dedi
ki: "Ey kavmim, neden iyilikten
önce kötülük konusunda acele davranıyorsunuz? Allah'tan bağışlanma dilemeniz gerekmez mi?
Umulur ki esirgenirsiniz." (Neml Suresi, 46)
Kim bir iyilikle gelirse, artık
kendisine daha hayırlısı vardır ve onlar, o günün korkusuna karşı güvenlik içindedirler. (Neml
Suresi, 89)
O,
erginlik çağına ulaşıp
olgunlaşınca, ona
bir 'hüküm ve hikmet' ve ilim verdik. Biz iyilikte bulunanları işte böyle ödüllendiririz.
(Kasas Suresi, 14)
İşte onlar; sabretmeleri dolayısıyla
ecirleri iki defa verilir ve onlar kötülüğü
iyilikle uzaklaştırıp kendilerine
rızık olarak verdiklerimizden infak ederler. (Kasas Suresi, 54)
Kim bir iyilikle gelirse, artık onun
için daha hayırlısı vardır; kim bir kötülükle gelirse, artık
kötülükleri yapanlar, yalnızca yaptıklarıyla karşılık
görürler. (Kasas Suresi, 84)
Biz insana anne ve babasını (onlara
iyilikle davranmayı) tavsiye ettik. Annesi onu, zorluk üstüne
zorlukla (karnında) taşımıştır.
Onun (sütten) ayrılması, iki yıl içindedir. "Hem Bana, hem anne ve babana şükret, dönüş yalnız
Banadır." (Lokman Suresi, 14)
Bununla
birlikte, onların ikisi (annen ve baban) hakkında bir bilgin olmayan şeyi Bana şirk koşman için, sana karşı
çaba harcayacak olurlarsa, bu durumda
onlara itaat etme ve dünya (hayatın) da onlara iyilikle (ma'ruf üzere) sahiplen
(onlarla geçin) ve Bana 'gönülden-katıksız olarak yönelenin' yoluna tabi ol.
Sonra dönüşünüz yalnızca Banadır, böylece Ben de size
yaptıklarınızı haber vereceğim. (Lokman
Suresi, 15)
De
ki: "Ey iman eden kullarım,
Rabbinizden sakının. Bu dünyada iyilik edenler için bir iyilik vardır.
Allah'ın arz'ı geniştir. Ancak sabredenlere
ecirleri hesapsızca ödenir." (Zümer Suresi, 10)
İyilikle kötülük eşit olmaz. Sen, en güzel olan bir
tarzda (kötülüğü) uzaklaştır; o zaman,
(görürsün ki) seninle onun arasında düşmanlık
bulunan kimse, sanki sıcak bir dost(un) oluvermiştir.
(Fussilet Suresi, 34)
İşte Allah, iman edip salih amellerde bulunan kullarına
böyle müjde vermektedir. De ki: "Ben
buna karşı yakınlıkta sevgi dışında sizden hiçbir ücret
istemiyorum." Kim bir iyilik kazanırsa, Biz ondaki iyiliği artırırız. Gerçekten Allah, bağışlayandır,
şükredene karşılığını
verendir. (Şura Suresi,
23)
Biz insana, 'anne ve babasına'
iyilikle davranmasını tavsiye ettik. Annesi onu güçlükle taşıdı ve onu güçlükle doğurdu.
Onun (hamilelikte) taşınması ve sütten kesilmesi,
otuz aydır. Nihayet güçlü (erginlik) çağına
erip kırk yıl (yaşın)a ulaşınca,
dedi ki: "Rabbim, bana, anne ve babama verdiğin
nimete şükretmemi ve Senin razı olacağın salih bir amelde bulunmamı bana ilham et; benim için
soyumda salahı ver. Gerçekten ben tevbe edip Sana yöneldim ve gerçekten ben
Müslümanlardanım." (Ahkaf Suresi, 15)
Allah, sizinle din konusunda savaşmayan, sizi yurtlarınızdan
sürüp-çıkarmayanlara iyilik yapmanızdan ve onlara adaletli davranmanızdan sizi
sakındırmaz. Çünkü Allah, adalet yapanları sever. (Mümtehine Suresi,
8)
Daha çok istekte bulunmak için iyilik
yapma. (Müddesir Suresi, 6)
(Ki
onlar,) Üstün değerli, 'iyilik
ve dürüstlük sembolü.' (Abese Suresi, 16)